Çölyak ve Antibiyotik - Haberler - Liva Glutensiz Unlu Mamulleri
0

Çölyak ve Antibiyotik

29.11.2020

Çölyak hastalığı; genetik yatkınlık, gluten alımı ve bir tetikleyici ile belirgin hale gelen bir hastalık olup gluten alımı dışındaki çevresel faktörlerin hastalığın geliÅŸiminde önemli bir etkisi olabileceÄŸi, gluten tüketen ve uygun gen taşıyan hastada bir tetikleyici nedenin çölyak hastalığını aktive ettiÄŸi düÅŸünülmektedir.
Çölyak hastalığının tetikleyicileri olabilecek çevresel faktörler hakkında veri az olup; gebelik, menopoz, viral enfeksiyonlar, antibiyotik kullanımı, akne ilaçları (izotretinoin), ibuprofen gibi steroidal olmayan anti-inflamatuvarların uzun süreli kullanımı ve gastrointestinal enfeksiyonların, bağırsak florasının bozulmasının hastalığı tetikleyebileceÄŸi düÅŸünülmektedir.
Potansiyel tetikleyicilerin keÅŸfinin ve analizinin hastalığın önlenmesine katkı vermesi açısından kritik önem taşıdığını ifade eden immunoloji uzmanı Dr. Tutku TaÅŸkınoÄŸlu, son zamanlarda gastrointesinal enfeksiyonların ve antibiyotik kullanımının çölyak hastalığının baÅŸlangıcında rol oynayıp-oynamadığının araÅŸtırıldığını belirtmiÅŸtir.
Antibyotiklerin normal bağırsak florasındaki ekolojik dengeyi hem kısa hem de uzun vadede bozduÄŸu bilinmektedir. Çölyak hastalığı olan bireyler ile saÄŸlıklı kiÅŸilerin bağırsak florası arasında farklılıklar olup bu flora deÄŸiÅŸikliÄŸinin çölyak hastalığı geliÅŸiminde bir rol oynayabileceÄŸi düÅŸünülmektedir. Bağırsak flora bozukluÄŸu olduÄŸunda ince bağırsak epitelinden gliadin (gluten içerisindeki protein parçacığı geçirgenliÄŸi artabilir ve potansiyel olarak gliadin çölyak hastalığı geliÅŸimini tetikleyebilir.
Çölyak hastalığında hem gliadin hem de doku transglutaminaza (TG) karşı bir bağışıklık yanıtı vardır. Çölyak hastalığı geliÅŸiminde etkili olan Doku transglütaminaz (TG) ise bir enzimdir. TG, gliadini antijen sunan hücreler için çok daha cazip hale getirmek için modifiye eden bir enzim olup bağışıklık tepkisi olasılığını büyük ölçüde arttırır. Bu gerçekleÅŸtiÄŸinde, vücut gliadine karşı antikorlar oluÅŸturmaya baÅŸlar. Ancak gliadin genellikle TG’ye baÄŸlı olduÄŸu için, vücut kendi enzimi olan TG’ye karşı da antikorlar üretir. Antibiyotiklerin bu aÅŸamada etkili olduÄŸunun düÅŸünüldüÄŸünü belirten Dr. TaÅŸkınoÄŸlu, bağırsak florası bozulduÄŸunda, bakteriyel veya viral bir enfeksiyonun, TG’yi aktive edecek iltihaplanma ve doku hasarına neden olabildiÄŸini; böylece basamaklı olarak çölyak hastalığını tetikleyebileceÄŸini vurguladı. Yakın zamanda yapılan bir çalışmanın sonuçları saÄŸlıklı bireylerin bağırsak florasının normal bir parçası olan Candida albicans’ın  antibiyotik kullanımı sonrası bağırsağın diÄŸer sakinlerine oranla daha fazlalaÅŸmasının çölyak hastalığı geliÅŸimine katkıda bulunabileceÄŸini düÅŸündürmüÅŸtür.
Doku transglutaminazının (TG) gliadinin bağışıklık sistemi tarafından kolayca tanınmasına yardım ettiÄŸi bilinmekte olup; Candida TG’yi baÄŸlayan ve potansiyel olarak bağışıklık aktivasyonuna neden olan baÅŸka bir protein oluÅŸumuna neden olur. Bu proteinin adı Hwp1’dir. Çalışmada candida enfeksiyonlarına sahip ÇH olmayan kiÅŸilerde anti-gliadin antikorlarının yanı sıra anti-Hwp1 antikorlarının üretildiÄŸini bulunmuÅŸtur. Bu, teorik olarak genetik olarak çölyak hastalığına duyarlı ancak hastalığı olmayan bir kiÅŸinin bir candida enfeksiyonuna yanıt olarak hastalığı geliÅŸtirebileceÄŸi anlamına gelir.
GördüÄŸünüz gibi, antibiyotik aşırı kullanımı ve bunu takip eden bağırsak flora bozukluÄŸu veya enfeksiyonunun çölyak hastalığı geliÅŸmesine neden olabileceÄŸini düÅŸündüren kanıtlar vardır. Antibiyotikler hayat kurtarıcı olabilir ve gereklidir, ancak tehlikeli tarafları da vardır. Antibiyotikleri sorumlu bir ÅŸekilde doÄŸru ve yerinde kullanmak gerçekten hayati önem taşımaktadır.